Anasayfa Seyehatİtalya’nın Gizli Kalmış Tatil Cennetleri

İtalya’nın Gizli Kalmış Tatil Cennetleri

Yazar Büşra Akça
0 yorum 83 görüntülemeler

İtalya’nın Gizli Kalmış Tatil Cennetleri

İtalya denince akla gelen ilk yerler Roma, Venedik, Floransa ve Milano gibi dünyanın dört bir yanından turist çeken şehirler olur. Ancak bu güzel ülke, haritada bile zor bulunan, turist akınına uğramamış, doğallığını ve yerel dokusunu koruyan birçok gizli tatil cennetine de ev sahipliği yapar. Keşfedilmemiş koylar, sakin kasabalar, tarih kokan köyler, pastoral manzaralar ve masalsı atmosferler sunan bu yerler, İtalya’nın en özel hazineleridir. Kalabalıktan uzak, daha yerel ve otantik deneyimler yaşamak isteyenler için bu saklı cennetler gerçek birer hazine gibidir.

Ligurya’nın Sakin Güzelliği: Tellaro

Tellaro, İtalya’nın batısında, Ligurya kıyılarında yer alan küçük bir balıkçı kasabasıdır. Renkli evleri, dar taş sokakları ve masmavi deniziyle adeta bir tabloyu andırır. Tellaro, daha çok Cinque Terre’nin gölgesinde kalmış olsa da, burası ondan çok daha sessiz ve huzurludur. Kasabanın sahilinde gün batımını izlemek, limandaki restoranlarda taze deniz ürünleri tatmak, yokuş sokaklarda yürümek büyük şehirlerin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için birebirdir. Burada zaman daha yavaş akar, insanlar daha sıcakkanlıdır ve manzara her köşe başında değişir.

Toskana’nın Bilinmeyen Köyleri: Pitigliano ve Sovana

Toskana’nın dünyaca ünlü manzaralarının yanı sıra, turistlerin radarına girmemiş gizli köyleri de bulunur. Pitigliano, yüksek kayalıklar üzerine kurulmuş, taş evleriyle büyüleyici bir atmosfere sahiptir. Yahudi yerleşimi tarihiyle de ilgi çeken köy, küçük sokakları ve yerel şaraplarıyla öne çıkar. Yakınındaki Sovana ise etrüsk kalıntıları, tarihi kiliseleri ve üzüm bağlarıyla görülmeye değerdir. Bu köylerde adeta zaman durmuş gibidir. Kahvelerini yudumlayan yaşlılar, sokakta oynayan çocuklar ve yerel fırınlardan yayılan mis gibi ekmek kokuları, Toskana’nın başka bir yüzünü ortaya koyar.

Abruzzo’nun Vahşi Doğası: Scanno ve Barrea

İtalya’nın iç bölgelerinde kalan Abruzzo, hem dağları hem gölleri hem de köy kültürüyle farklı bir tatil alternatifi sunar. Scanno, dar sokakları, taş evleri ve geleneksel kıyafetli yaşlı kadınlarıyla ünlü bir dağ köyüdür. Barrea Gölü kıyısında yer alan Barrea ise manzarasıyla nefes keser. Yürüyüş rotaları, bisiklet parkurları ve doğa sporlarına uygun yapısıyla maceraperestler için idealdir. Burada doğayla iç içe bir yaşam sürülür. Sabahları kuş sesleriyle uyanılır, akşamları göl kenarında yürüyüş yapılır. Özellikle yaz aylarında serin havasıyla dikkat çeken bu bölge, hem rahatlamak hem de keşfetmek isteyenler için uygundur.

Puglia’nın Saklı Kumsalları: Punta Prosciutto ve Porto Selvaggio

Güney İtalya’nın sıcak güneşi ve berrak deniziyle ünlü Puglia bölgesi, kalabalık plajların yanı sıra gizli koylara da sahiptir. Punta Prosciutto, Karayipler’i aratmayan sığ ve turkuaz deniziyle ziyaretçilerine sakinlik sunar. Porto Selvaggio ise doğa koruma alanı içinde kalan bir kıyı cennetidir. Buraya ulaşmak için hafif bir orman yürüyüşü yapmak gerekir. Kalabalıktan uzak olmak isteyenler için bu tür yerler birebirdir. Şnorkelle yüzmek, kumlara uzanmak ve sadece dalga seslerini duymak, ruhu dinlendiren bir deneyim sunar. Yerel halktan başka kimsenin bilmediği bu koylar gerçek anlamda keşfedilmeyi bekler.

Umbria’nın Sessiz Ruhunu Taşıyan Spello

Orta İtalya’nın en güzel kasabalarından biri olan Spello, taş sokakları ve çiçeklerle süslenmiş evleriyle dikkat çeker. Her yıl düzenlenen çiçek festivali sırasında, kasabanın sokakları rengarenk bir sanat galerisini andırır. Spello, kalabalık turist gruplarından uzak, daha çok fotoğrafçılar ve sanatçılar tarafından tercih edilir. Burada geçirilen birkaç gün, kişinin içsel huzuruna katkı sağlar. Yerel restoranlarda yenen makarna, aile işletmesi olan butik otellerde geçirilen geceler, sabah kahveleriyle süslenen gün doğumları bu deneyimi eşsiz kılar.

Sardinya’nın Kuzeydoğusunda Sakinlik: Bosa

Sardinya Adası’nın batı sahilinde bulunan Bosa, Temo Nehri’nin kenarında kurulmuş rengarenk evleriyle büyüleyici bir manzara sunar. Arnavut kaldırımlı sokakları, tepeye kurulmuş kalesi ve nehir kenarındaki restoranlarıyla adeta bir film sahnesini andırır. Bosa, Sardinya’nın popüler tatil bölgeleri kadar bilinmese de, yerel halk ve Avrupalı birkaç gezgin dışında çok az kişi tarafından ziyaret edilir. Denizle nehrin birleştiği noktada yürüyüş yapmak, tekne turlarına katılmak ve gece yıldızların altında oturmak burada yapılacaklar arasındadır.

Kalabriya’nın El Değmemiş Kıyıları: Chianalea di Scilla

Kalabriya bölgesinde yer alan Chianalea di Scilla, kayalıkların üzerine kurulu evleriyle “İtalya’nın küçük Venedik’i” olarak anılır. Evlerin altından geçen deniz, balıkçı tekneleri ve taş köprüleriyle kasaba oldukça romantiktir. Restoranlar doğrudan denizin üstüne kurulmuştur. Burada akşam yemeği yemek, güneşin denizle birleştiği manzarayı izlemek benzersiz bir deneyimdir. Günümüzde çok az turistin bildiği bu kasaba, sessizliğin ve doğallığın korunmuş hali gibidir. Bölgedeki yerel halk misafirperverdir ve turistleri evlerinde ağırlayacak kadar sıcakkanlıdır.

Lazio’nun Saklı Gölü: Lago di Bolsena

Roma’ya yalnızca iki saat uzaklıkta olan bu göl, yine de çok az kişi tarafından bilinir. Lago di Bolsena, Avrupa’nın en büyük volkanik göllerinden biridir. Göl kenarında kurulmuş küçük köyler, tarihi kalıntılar, kayık gezileri ve göl balıklarıyla yapılan yerel yemekler bölgeyi özel kılar. Özellikle yaz aylarında serinlemek isteyen Romalıların kaçamak noktası olan bu bölge, doğayla iç içe olmak isteyenler için harika bir seçenektir. Göl çevresinde bisiklet yolları, kamp alanları ve yürüyüş parkurları bulunur. Geceleri göl üzerinde yansıyan ay ışığı eşliğinde geçirilen dakikalar unutulmaz olur.

Campania’nın En Az Bilinen Kasabası: Sant’Agata de’ Goti

Napoli’ye yakın olmasına rağmen, kalabalık turist gruplarının rotasına girmemiş bu kasaba, kayalık bir plato üzerine kurulmuştur. Taş yapıları, tarihi katedralleri ve nefes kesen vadileriyle büyüleyici bir atmosfere sahiptir. Sant’Agata de’ Goti, romantik bir hafta sonu kaçamağı için idealdir. Yerel pazarlar, aile işletmesi restoranlar ve sıcak halk yapısı burayı özel kılar. Kasabanın en dikkat çekici özelliklerinden biri, doğal yapısını koruyan mimarisidir. Fotoğrafçılar ve tarih meraklıları için gerçek bir cennettir.

Friuli Venezia Giulia’nın Doğal Güzelliği: Sauris

Alpler’in eteklerinde yer alan Sauris, doğayla bütünleşmiş mimarisi ve huzurlu atmosferiyle dikkat çeker. Ahşap evler, dağların arasında uzanan yollar ve her mevsim farklı güzelliğe bürünen manzaralar burayı benzersiz yapar. Özellikle kış aylarında karla kaplı tepeler, yaz aylarında ise yemyeşil doğa görenleri kendine hayran bırakır. Bölgede üretilen ev yapımı salam ve peynirleriyle ünlü olan Sauris, gastronomi meraklıları için de çekicidir. Kalabalık kayak merkezleri yerine daha sessiz, doğal bir kış tatili arayanlar için mükemmel bir alternatiftir.

Emilia-Romagna’nın Masalsı Köyü: Brisighella

Tarihi bir kule, 14. yüzyıldan kalma bir kale ve Orta Çağ sokaklarıyla süslenmiş Brisighella, gerçek anlamda bir İtalyan masalıdır. Lavanta tarlaları, zeytinlikler ve üzüm bağları arasında kurulu bu köyde her şey sadelik içinde güzeldir. Termal suları, yürüyüş parkurları ve tarihi yapılarıyla dikkat çeken Brisighella, turist trafiğinin dışında kalmayı başarmıştır. Burada geçen zaman, günümüz dünyasının hızlı temposunu unutturur. Küçük kafe ve dükkânlar, sanat galerileri ve yavaş tempolu hayat tarzı ile Brisighella, İtalya’nın en huzurlu köylerinden biridir.

Yorum Bırakın